Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰٓ ﴾
Kendini müstağni gördüğünde.
﴿ إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰٓ ﴾
Oysa, dönüş Rabbinedir.
﴿ أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يَنۡهَىٰ ﴾
Engelleyeni gördün mü?
﴿ عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰٓ ﴾
Kulu, namaz kılarken.
﴿ أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ ﴾
Gördün mü? Eğer o hidayet üzerinde ise,
﴿ أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰٓ ﴾
Veya (onu) takvayı emrediyorken (mi engelliyor)?
﴿ أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ ﴾
Gördün mü? Eğer, yalanlamış ve yüz çevirmişse,
﴿ أَلَمۡ يَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ ﴾
Allah’ın gördüğünü bilmiyor mu?
﴿ كَلَّا لَئِن لَّمۡ يَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ ﴾
Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yak...
﴿ نَاصِيَةٖ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٖ ﴾
Yalancı, günahkâr perçeminden.
﴿ فَلۡيَدۡعُ نَادِيَهُۥ ﴾
Haydi çağırsın meclisini.
﴿ سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِيَةَ ﴾
Çağıracağız zebanileri.