﴿ أُوْلَٰٓئِكَ جَزَآؤُهُم مَّغۡفِرَةٞ مِّن رَّبِّهِمۡ وَجَنَّٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânİşte onların mükâfatı, Rableri tarafından bağış...
﴿ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِكُمۡ سُنَنٞ فَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُك... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânSizden önce, nice (milletler hakkında ibret alınma...
﴿ هَٰذَا بَيَانٞ لِّلنَّاسِ وَهُدٗى وَمَوۡعِظَةٞ لِّلۡمُتَّقِينَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânBu (Kur'an), bütün insanlığa bir açıklamadır; ta...
﴿ وَلَا تَهِنُواْ وَلَا تَحۡزَنُواْ وَأَنتُمُ ٱلۡأَعۡلَوۡنَ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânGevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer...
﴿ إِن يَمۡسَسۡكُمۡ قَرۡحٞ فَقَدۡ مَسَّ ٱلۡقَوۡمَ قَرۡحٞ مِّثۡلُهُۥۚ وَتِلۡكَ ٱلۡأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânEğer siz (Uhud'da) bir acıya uğradınızsa, (karşını...
﴿ وَلِيُمَحِّصَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَيَمۡحَقَ ٱلۡكَٰفِرِينَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânBir de (böylece) Allah, iman edenleri günahlarda...
﴿ أَمۡ حَسِبۡتُمۡ أَن تَدۡخُلُواْ ٱلۡجَنَّةَ وَلَمَّا يَعۡلَمِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ جَٰهَدُواْ مِنكُمۡ وَ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânYoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden...
﴿ وَلَقَدۡ كُنتُمۡ تَمَنَّوۡنَ ٱلۡمَوۡتَ مِن قَبۡلِ أَن تَلۡقَوۡهُ فَقَدۡ رَأَيۡتُمُوهُ وَأَنتُمۡ تَنظ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânOysa siz, (Uhud'da düşmanla ve) ölümle karşılaş...
﴿ وَمَا مُحَمَّدٌ إِلَّا رَسُولٞ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِهِ ٱلرُّسُلُۚ أَفَإِيْن مَّاتَ أَوۡ قُتِلَ ٱنقَ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânMuhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de...
﴿ وَمَا كَانَ لِنَفۡسٍ أَن تَمُوتَ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِ كِتَٰبٗا مُّؤَجَّلٗاۗ وَمَن يُرِدۡ ثَوَابَ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânHiçbir kimse yok ki, ölümü Allah’ın iznine bağlı...
﴿ وَكَأَيِّن مِّن نَّبِيّٖ قَٰتَلَ مَعَهُۥ رِبِّيُّونَ كَثِيرٞ فَمَا وَهَنُواْ لِمَآ أَصَابَهُمۡ فِي... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânNice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok A...
﴿ وَمَا كَانَ قَوۡلَهُمۡ إِلَّآ أَن قَالُواْ رَبَّنَا ٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسۡرَافَنَا فِيٓ أَ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânOnların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti:...