﴿ قَالُوٓاْ أَرۡجِهۡ وَأَخَاهُ وَأَرۡسِلۡ فِي ٱلۡمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfDediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere...
﴿ يَأۡتُوكَ بِكُلِّ سَٰحِرٍ عَلِيمٖ ﴾
Sûratu'l-A'râfBütün bilgili sihirbazları sana getirsinler.
﴿ وَجَآءَ ٱلسَّحَرَةُ فِرۡعَوۡنَ قَالُوٓاْ إِنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَٰلِبِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfSihirbazlar Firavun'a geldi ve: Eğer üstün gelen...
﴿ قَالَ نَعَمۡ وَإِنَّكُمۡ لَمِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râf(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan...
﴿ قَالُواْ يَٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلۡقِيَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ نَحۡنُ ٱلۡمُلۡقِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râf(Sihirbazlar), Ey Musa sen mi (önce) atacaksın, y...
﴿ قَالَ أَلۡقُواْۖ فَلَمَّآ أَلۡقَوۡاْ سَحَرُوٓاْ أَعۡيُنَ ٱلنَّاسِ وَٱسۡتَرۡهَبُوهُمۡ وَجَآءُو بِسِ... ﴾
Sûratu'l-A'râf«Siz atın» dedi. Onlar atınca, insanların gözleri...
﴿ ۞ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَلۡقِ عَصَاكَۖ فَإِذَا هِيَ تَلۡقَفُ مَا يَأۡفِكُونَ ﴾
Sûratu'l-A'râfBiz de Musa'ya, «Asanı at!» diye vahyettik. Bir d...
﴿ فَوَقَعَ ٱلۡحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ﴾
Sûratu'l-A'râfBöylece hak (gerçek) ortaya çıktı ve onların yapmı...
﴿ فَغُلِبُواْ هُنَالِكَ وَٱنقَلَبُواْ صَٰغِرِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfİşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düş...
﴿ وَأُلۡقِيَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfSihirbazlar ise secdeye kapandılar.
﴿ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râf«Âlemlerin Rabbine inandık» dediler.
﴿ رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ﴾
Sûratu'l-A'râf«Musa'nın ve Harun'un Rabbine» dediler.