﴿ وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوۡعِدُهُمۡ أَجۡمَعِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrMuhakkak cehennem, onların hepsine vâdolunan yerdi...
﴿ لَهَا سَبۡعَةُ أَبۡوَٰبٖ لِّكُلِّ بَابٖ مِّنۡهُمۡ جُزۡءٞ مَّقۡسُومٌ ﴾
Sûratu'l-HicrCehennemin yedi kapısı vardır. Onlardan her kapı i...
﴿ إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّٰتٖ وَعُيُونٍ ﴾
Sûratu'l-Hicr(Allah'ın azabından korkup rahmetine sığınan) takv...
﴿ ٱدۡخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ ﴾
Sûratu'l-Hicr«Oraya emniyet ve selâmetle girin» (denilir, onlar...
﴿ وَنَزَعۡنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنۡ غِلٍّ إِخۡوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٖ مُّتَقَٰبِلِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrBiz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onla...
﴿ لَا يَمَسُّهُمۡ فِيهَا نَصَبٞ وَمَا هُم مِّنۡهَا بِمُخۡرَجِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar,...
﴿ ۞ نَبِّئۡ عِبَادِيٓ أَنِّيٓ أَنَا ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ﴾
Sûratu'l-Hicr(Rasûlüm!) Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pe...
﴿ وَأَنَّ عَذَابِي هُوَ ٱلۡعَذَابُ ٱلۡأَلِيمُ ﴾
Sûratu'l-HicrBenim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bi...
﴿ وَنَبِّئۡهُمۡ عَن ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlara İbrahim'in misafirlerinden (meleklerden) de...
﴿ إِذۡ دَخَلُواْ عَلَيۡهِ فَقَالُواْ سَلَٰمٗا قَالَ إِنَّا مِنكُمۡ وَجِلُونَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnun yanına girdikleri zaman, «selam» dediler. (İb...
﴿ قَالُواْ لَا تَوۡجَلۡ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٖ ﴾
Sûratu'l-HicrDediler ki: Korkma; biz sana bilgin bir oğul müjde...
﴿ قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِي عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِيَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ ﴾
Sûratu'l-Hicr(İbrahim:) Bana ihtiyarlık çökmesine rağmen beni m...