﴿ ۞ هَيۡهَاتَ هَيۡهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn«Bu size vâdedilen (öldükten sonra yeniden dirilme...
﴿ إِنۡ هِيَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنۡيَا نَمُوتُ وَنَحۡيَا وَمَا نَحۡنُ بِمَبۡعُوثِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn«Hayat, şu dünya hayatımızdan ibarettir, (kimimiz)...
﴿ إِنۡ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗا وَمَا نَحۡنُ لَهُۥ بِمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn«Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir...
﴿ قَالَ رَبِّ ٱنصُرۡنِي بِمَا كَذَّبُونِ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnO peygamber: Rabbim! dedi, beni yalanlamalarına ka...
﴿ قَالَ عَمَّا قَلِيلٖ لَّيُصۡبِحُنَّ نَٰدِمِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnAllah şöyle buyurdu: Pek yakında onlar mutlaka piş...
﴿ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ بِٱلۡحَقِّ فَجَعَلۡنَٰهُمۡ غُثَآءٗۚ فَبُعۡدٗا لِّلۡقَوۡمِ ٱلظَّٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnNitekim, vuku kaçınılmaz olan korkunç bir ses yaka...
﴿ ثُمَّ أَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قُرُونًا ءَاخَرِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSonra onların ardından başka nesiller getirdik.
﴿ مَا تَسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnHiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de ertel...
﴿ ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا رُسُلَنَا تَتۡرَاۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةٗ رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُۖ فَأَتۡبَعۡنَا... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSonra birbiri arkasına peygamberlerimizi gönderdi...
﴿ ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَٰرُونَ بِـَٔايَٰتِنَا وَسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٍ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u âyetlerimizle ve...
﴿ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَإِيْهِۦ فَٱسۡتَكۡبَرُواْ وَكَانُواْ قَوۡمًا عَالِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnFiravun'a ve ileri gelenlerine gönderdik. Onlar is...
﴿ فَقَالُوٓاْ أَنُؤۡمِنُ لِبَشَرَيۡنِ مِثۡلِنَا وَقَوۡمُهُمَا لَنَا عَٰبِدُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBu yüzden: "Kavimleri bize kölelik edip dururken,...