﴿ ٱدۡفَعۡ بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُ ٱلسَّيِّئَةَۚ نَحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَصِفُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav. Biz onları...
﴿ وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنۡ هَمَزَٰتِ ٱلشَّيَٰطِينِ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnVe de ki: «Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından s...
﴿ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحۡضُرُونِ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnOnların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım,...
﴿ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَهُمُ ٱلۡمَوۡتُ قَالَ رَبِّ ٱرۡجِعُونِ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnNihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip...
﴿ لَعَلِّيٓ أَعۡمَلُ صَٰلِحٗا فِيمَا تَرَكۡتُۚ كَلَّآۚ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَاۖ وَمِن وَرَ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûn"Ta ki yapmadan bıraktığım salih ameller yapayım."...
﴿ فَإِذَا نُفِخَ فِي ٱلصُّورِ فَلَآ أَنسَابَ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَئِذٖ وَلَا يَتَسَآءَلُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık ba...
﴿ فَمَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnArtık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işt...
﴿ وَمَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ فِي جَهَنَّمَ خَٰلِدُون... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnKimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar...
﴿ تَلۡفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمۡ فِيهَا كَٰلِحُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnAteş yüzlerini yakar; orada şuradan çirkin ve gülü...
﴿ أَلَمۡ تَكُنۡ ءَايَٰتِي تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSize âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardın...
﴿ قَالُواْ رَبَّنَا غَلَبَتۡ عَلَيۡنَا شِقۡوَتُنَا وَكُنَّا قَوۡمٗا ضَآلِّينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnDerler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; bi...
﴿ رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا مِنۡهَا فَإِنۡ عُدۡنَا فَإِنَّا ظَٰلِمُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnRabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettik...