﴿ إِنۡ حِسَابُهُمۡ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّيۖ لَوۡ تَشۡعُرُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Bir düşünseni...
﴿ وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Ben iman eden kimseleri kovacak değilim.
﴿ إِنۡ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٞ مُّبِينٞ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.
﴿ قَالُواْ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمَرۡجُومِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Dediler ki: Ey Nuh! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi...
﴿ قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوۡمِي كَذَّبُونِ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Nuh: Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla suçlad...
﴿ فَٱفۡتَحۡ بَيۡنِي وَبَيۡنَهُمۡ فَتۡحٗا وَنَجِّنِي وَمَن مَّعِيَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Be...
﴿ فَأَنجَيۡنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِي ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu...
﴿ ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا بَعۡدُ ٱلۡبَاقِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Sonra da geri kalanları suda boğduk.
﴿ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları i...
﴿ وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin mer...
﴿ كَذَّبَتۡ عَادٌ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Âd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla suçladı.
﴿ إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: (Allah'a karş...