﴿ أَفَرَءَيۡتُم مَّا تُمۡنُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaSöyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedi...
﴿ ءَأَنتُمۡ تَخۡلُقُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡخَٰلِقُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaOnu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?
﴿ نَحۡنُ قَدَّرۡنَا بَيۡنَكُمُ ٱلۡمَوۡتَ وَمَا نَحۡنُ بِمَسۡبُوقِينَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaAranızda ölümü takdir eden biziz ve biz, önüne geç...
﴿ عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمۡثَٰلَكُمۡ وَنُنشِئَكُمۡ فِي مَا لَا تَعۡلَمُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaBöylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve...
﴿ وَلَقَدۡ عَلِمۡتُمُ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُولَىٰ فَلَوۡلَا تَذَكَّرُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaAndolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret a...
﴿ أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَحۡرُثُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaŞimdi bana, ektiğinizi haber verin.
﴿ ءَأَنتُمۡ تَزۡرَعُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلزَّٰرِعُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaOnu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz...
﴿ لَوۡ نَشَآءُ لَجَعَلۡنَٰهُ حُطَٰمٗا فَظَلۡتُمۡ تَفَكَّهُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaDileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalı...
﴿ إِنَّا لَمُغۡرَمُونَ ﴾
Sûretu'l-Vâkıa«Doğrusu borç altına girdik.
﴿ بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaDaha doğrusu, biz yoksul kaldık» (derdiniz).
﴿ أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلۡمَآءَ ٱلَّذِي تَشۡرَبُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaYa içtiğiniz suya ne dersiniz?
﴿ ءَأَنتُمۡ أَنزَلۡتُمُوهُ مِنَ ٱلۡمُزۡنِ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنزِلُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaBuluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz...