Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ﴾
Annesinden, babasından,
﴿ وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ﴾
eşinden ve çocuklarından.
﴿ لِكُلِّ ٱمۡرِيٕٖ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذٖ شَأۡنٞ يُغۡنِيهِ ﴾
O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi va...
﴿ وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ مُّسۡفِرَةٞ ﴾
O gün bir takım yüzler parlak,
﴿ ضَاحِكَةٞ مُّسۡتَبۡشِرَةٞ ﴾
güleç ve sevinçlidir.
﴿ وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٞ ﴾
Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,
﴿ تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ ﴾
hüzünden kapkara kesilmiştir.
﴿ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ ﴾
İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
﴿ إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ ﴾
Güneş katlanıp dürüldüğünde,
﴿ وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ ﴾
Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,
﴿ وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ ﴾
Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,
﴿ وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ ﴾
Gebe develer salıverildiğinde,