﴿ قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِيٓ إِن كُنتُمۡ فَٰعِلِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrLût: "Eğer evlilik yapacaksanız, işte kızlarım!" d...
﴿ لَعَمۡرُكَ إِنَّهُمۡ لَفِي سَكۡرَتِهِمۡ يَعۡمَهُونَ ﴾
Sûratu'l-Hicr(Ey Muhammed!) Hayatına yemin olsun ki onlar sarho...
﴿ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُشۡرِقِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrDerken Güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultul...
﴿ فَجَعَلۡنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةٗ مِّن سِجِّيلٍ ﴾
Sûratu'l-HicrBöylece (şehrin) üstünü altına getirdik. Üzerlerin...
﴿ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّلۡمُتَوَسِّمِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrŞüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibr...
﴿ وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٖ مُّقِيمٍ ﴾
Sûratu'l-HicrO (şehir, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde...
﴿ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrŞüphesiz bunda, Müminler için de bir işaret vardır...
﴿ وَإِن كَانَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأَيۡكَةِ لَظَٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'l-Hicr(Şuayb'ın kavmi olan) Eyke halkı zalimlik etti.
﴿ فَٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٖ مُّبِينٖ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlardan da intikam aldık. Her ikisi de hala görül...
﴿ وَلَقَدۡ كَذَّبَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡحِجۡرِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrŞüphesiz Hicr (Semud) halkı da peygamberleri yalan...
﴿ وَءَاتَيۡنَٰهُمۡ ءَايَٰتِنَا فَكَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlara ayetlerimizi gönderdik ama onlardan yüz çev...
﴿ وَكَانُواْ يَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ ﴾
Sûratu'l-HicrOnlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven iç...