﴿ وَقَالُواْ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَلَدٗاۗ سُبۡحَٰنَهُۥۚ بَلۡ عِبَادٞ مُّكۡرَمُونَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ(Böyle iken) “Rahmân, çocuk edindi” dediler. O bun...
﴿ لَا يَسۡبِقُونَهُۥ بِٱلۡقَوۡلِ وَهُم بِأَمۡرِهِۦ يَعۡمَلُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâOnun sözünün önüne geçmezler ve O'nun emri gereğin...
﴿ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يَشۡفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ٱرۡتَضَىٰ وَهُم مِّ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâAllah, onların önlerindekini de arkalarındakini de...
﴿ ۞ وَمَن يَقُلۡ مِنۡهُمۡ إِنِّيٓ إِلَٰهٞ مِّن دُونِهِۦ فَذَٰلِكَ نَجۡزِيهِ جَهَنَّمَۚ كَذَٰلِكَ نَجۡز... ﴾
Sûratu'l-Enbiyâİçlerinden her kim; “Allah’tan başka ben de şüphes...
﴿ أَوَلَمۡ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ كَانَتَا رَتۡقٗا فَفَتَقۡنَٰهُمَا... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâKâfirler, görmez mi ki gökler ve yer birleşik iken...
﴿ وَجَعَلۡنَا فِي ٱلۡأَرۡضِ رَوَٰسِيَ أَن تَمِيدَ بِهِمۡ وَجَعَلۡنَا فِيهَا فِجَاجٗا سُبُلٗا لَّعَلَّه... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâSarsılmasınlar diye yeryüzünde sabit dağlar kıldık...
﴿ وَجَعَلۡنَا ٱلسَّمَآءَ سَقۡفٗا مَّحۡفُوظٗاۖ وَهُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهَا مُعۡرِضُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâGökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağme...
﴿ وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ فِي فَلَكٖ يَسۡبَحُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâO, geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yaratandır....
﴿ وَمَا جَعَلۡنَا لِبَشَرٖ مِّن قَبۡلِكَ ٱلۡخُلۡدَۖ أَفَإِيْن مِّتَّ فَهُمُ ٱلۡخَٰلِدُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâBiz, senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük verme...
﴿ كُلُّ نَفۡسٖ ذَآئِقَةُ ٱلۡمَوۡتِۗ وَنَبۡلُوكُم بِٱلشَّرِّ وَٱلۡخَيۡرِ فِتۡنَةٗۖ وَإِلَيۡنَا تُرۡجَع... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâHer nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi şer ve hayırla...
﴿ وَإِذَا رَءَاكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِي يَذۡكُرُ ءَا... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâKâfirler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar...
﴿ خُلِقَ ٱلۡإِنسَٰنُ مِنۡ عَجَلٖۚ سَأُوْرِيكُمۡ ءَايَٰتِي فَلَا تَسۡتَعۡجِلُونِ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâİnsan çok aceleci (tez canlı) yaratılmıştır. Size...