﴿ إِنَّكُمۡ وَمَا تَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ حَصَبُ جَهَنَّمَ أَنتُمۡ لَهَا وَٰرِدُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâHiç şüphesiz siz de, Allah’tan başka ibadet etiikl...
﴿ لَوۡ كَانَ هَٰٓؤُلَآءِ ءَالِهَةٗ مَّا وَرَدُوهَاۖ وَكُلّٞ فِيهَا خَٰلِدُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâEğer onlar (hak) ilâh olsalardı buraya girmezlerdi...
﴿ لَهُمۡ فِيهَا زَفِيرٞ وَهُمۡ فِيهَا لَا يَسۡمَعُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâOnların orada ah edip, derin bir iç çekişleri vard...
﴿ إِنَّ ٱلَّذِينَ سَبَقَتۡ لَهُم مِّنَّا ٱلۡحُسۡنَىٰٓ أُوْلَٰٓئِكَ عَنۡهَا مُبۡعَدُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâŞüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükâ...
﴿ لَا يَسۡمَعُونَ حَسِيسَهَاۖ وَهُمۡ فِي مَا ٱشۡتَهَتۡ أَنفُسُهُمۡ خَٰلِدُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâOnlar Cehennem'in uğultusunu dahi duymazlar. Nefis...
﴿ لَا يَحۡزُنُهُمُ ٱلۡفَزَعُ ٱلۡأَكۡبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوۡمُكُمُ ٱلَّذِي ك... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâEn büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekl...
﴿ يَوۡمَ نَطۡوِي ٱلسَّمَآءَ كَطَيِّ ٱلسِّجِلِّ لِلۡكُتُبِۚ كَمَا بَدَأۡنَآ أَوَّلَ خَلۡقٖ نُّعِيدُهُ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâGökleri kitap sayfalarının katlandığı gibi katlaya...
﴿ وَلَقَدۡ كَتَبۡنَا فِي ٱلزَّبُورِ مِنۢ بَعۡدِ ٱلذِّكۡرِ أَنَّ ٱلۡأَرۡضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ ٱلصَّٰلِ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâAndolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da da...
﴿ إِنَّ فِي هَٰذَا لَبَلَٰغٗا لِّقَوۡمٍ عَٰبِدِينَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâŞüphesiz bunda Allah’a kulluk eden bir toplum için...
﴿ وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ إِلَّا رَحۡمَةٗ لِّلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak g...
﴿ قُلۡ إِنَّمَا يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَهَلۡ أَنتُم مُّسۡلِمُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâDe ki: “Bana ancak, ilâhınızın yalnızca bir tek il...
﴿ فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَقُلۡ ءَاذَنتُكُمۡ عَلَىٰ سَوَآءٖۖ وَإِنۡ أَدۡرِيٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٞ مَّا تُ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâEğer yüz çevirirlerse De ki: “Ben size eşit şekild...