﴿ وَلَمَّآ أَن جَآءَتۡ رُسُلُنَا لُوطٗا سِيٓءَ بِهِمۡ وَضَاقَ بِهِمۡ ذَرۡعٗاۖ وَقَالُواْ لَا تَخَفۡ... ﴾
Sûratu'l-AnkebûtElçilerimiz Lût’a geldiklerinde; Lût onlar için ta...
﴿ إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰٓ أَهۡلِ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِ رِجۡزٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُواْ يَفۡسُ... ﴾
Sûratu'l-AnkebûtŞüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine fasıklık e...
﴿ وَلَقَد تَّرَكۡنَا مِنۡهَآ ءَايَةَۢ بَيِّنَةٗ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ ﴾
Sûratu'l-AnkebûtAndolsun ki, akıl eden bir topluluk için oradan (g...
﴿ وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبٗا فَقَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱرۡجُواْ ٱلۡيَوۡمَ ٱلۡأ... ﴾
Sûratu'l-AnkebûtMedyen’e de kardeşleri Şuayb’ı peygamber olarak gö...
﴿ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَ ﴾
Sûratu'l-AnkebûtKavmi, onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o...
﴿ وَعَادٗا وَثَمُودَاْ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَٰكِنِهِمۡۖ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡم... ﴾
Sûratu'l-AnkebûtÂd ve Semûd kavmini de (helak ettik). Onların mesk...
﴿ وَقَٰرُونَ وَفِرۡعَوۡنَ وَهَٰمَٰنَۖ وَلَقَدۡ جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَٱسۡتَكۡبَرُواْ فِي... ﴾
Sûratu'l-AnkebûtKârûn’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da helâk ettik. Ando...
﴿ فَكُلًّا أَخَذۡنَا بِذَنۢبِهِۦۖ فَمِنۡهُم مَّنۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِ حَاصِبٗا وَمِنۡهُم مَّنۡ أَخَذَ... ﴾
Sûratu'l-AnkebûtDerken biz her birini günahı ile aldık. Kimilerini...
﴿ مَثَلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡلِيَآءَ كَمَثَلِ ٱلۡعَنكَبُوتِ ٱتَّخَذَتۡ بَيۡتٗ... ﴾
Sûratu'l-AnkebûtAllah’tan başka veliler edinenlerin durumu kendine...
﴿ إِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا يَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ مِن شَيۡءٖۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ﴾
Sûratu'l-AnkebûtAllah, kendi dışında hangi şeye tapmakta oldukları...
﴿ وَتِلۡكَ ٱلۡأَمۡثَٰلُ نَضۡرِبُهَا لِلنَّاسِۖ وَمَا يَعۡقِلُهَآ إِلَّا ٱلۡعَٰلِمُونَ ﴾
Sûratu'l-Ankebûtİşte bunlar, insanlar için verdiğimiz örneklerdir....
﴿ خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'l-AnkebûtAllah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesi...