﴿ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَأُعَذِّبُهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدٗا فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِ وَمَا لَ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânO kâfir olanlara gelince, ben onları dünyada da ah...
﴿ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُوَفِّيهِمۡ أُجُورَهُمۡۗ وَٱللَّهُ لَا يُ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânİman eden ve salih amel işleyenlere ise eksiksiz m...
﴿ ذَٰلِكَ نَتۡلُوهُ عَلَيۡكَ مِنَ ٱلۡأٓيَٰتِ وَٱلذِّكۡرِ ٱلۡحَكِيمِ ﴾
Sûratu Âl-i İmrân(Ey Muhammed!) Bunlar sana okuduğumuz âyetlerden v...
﴿ إِنَّ مَثَلَ عِيسَىٰ عِندَ ٱللَّهِ كَمَثَلِ ءَادَمَۖ خَلَقَهُۥ مِن تُرَابٖ ثُمَّ قَالَ لَهُۥ كُن فَي... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânAllah katında (yaratılış olarak) İsa’nın örneği, Â...
﴿ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡمُمۡتَرِينَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânBu gerçek senin Rabbindendir. O halde sakın şüphe...
﴿ فَمَنۡ حَآجَّكَ فِيهِ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ فَقُلۡ تَعَالَوۡاْ نَدۡعُ أَبۡنَآءَن... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânSana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim...
﴿ إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡقَصَصُ ٱلۡحَقُّۚ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱل... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânŞüphesiz bu anlatılanlar gerçek olan kıssalardır....
﴿ فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِٱلۡمُفۡسِدِينَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânEğer yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, bozguncuları...
﴿ قُلۡ يَٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ تَعَالَوۡاْ إِلَىٰ كَلِمَةٖ سَوَآءِۭ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمۡ أَلَّا نَعۡب... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânDe ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda orta...
﴿ يَٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ لِمَ تُحَآجُّونَ فِيٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَمَآ أُنزِلَتِ ٱلتَّوۡرَىٰةُ وَٱلۡإِنجِي... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânEy Ehl-i kitap! İbrahim hakkında niçin tartışıyors...
﴿ هَٰٓأَنتُمۡ هَٰٓؤُلَآءِ حَٰجَجۡتُمۡ فِيمَا لَكُم بِهِۦ عِلۡمٞ فَلِمَ تُحَآجُّونَ فِيمَا لَيۡسَ لَك... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânİşte siz böyle kimselersiniz. İlminiz olan şey hak...
﴿ مَا كَانَ إِبۡرَٰهِيمُ يَهُودِيّٗا وَلَا نَصۡرَانِيّٗا وَلَٰكِن كَانَ حَنِيفٗا مُّسۡلِمٗا وَمَا كَان... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânİbrahim bir Yahudi değildi, bir Hıristiyan da deği...