﴿ حمٓ ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâHâ, Mîm.
﴿ عٓسٓقٓ ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâAyn, Sîn, Kâf.[1]
﴿ كَذَٰلِكَ يُوحِيٓ إِلَيۡكَ وَإِلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكَ ٱللَّهُ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâAzîz ve Hakîm olan Allah, sana ve senden öncekiler...
﴿ لَهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَلِيُّ ٱلۡعَظِيمُ ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâGöklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O; üstündür/e...
﴿ تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرۡنَ مِن فَوۡقِهِنَّۚ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمۡدِ رَبِّهِ... ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâNeredeyse yukarılarından gökler çatlayacak! Melekl...
﴿ وَٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَ ٱللَّهُ حَفِيظٌ عَلَيۡهِمۡ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم... ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâAllah’tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah...
﴿ وَكَذَٰلِكَ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ قُرۡءَانًا عَرَبِيّٗا لِّتُنذِرَ أُمَّ ٱلۡقُرَىٰ وَمَنۡ حَوۡلَهَا... ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâBöylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, ş...
﴿ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَهُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن يُدۡخِلُ مَن يَشَآءُ فِي رَحۡمَتِهِۦۚ... ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâEğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet kılardı....
﴿ أَمِ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَۖ فَٱللَّهُ هُوَ ٱلۡوَلِيُّ وَهُوَ يُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَه... ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâYoksa onlar, O’ndan başka veliler mi edindiler? Oy...
﴿ وَمَا ٱخۡتَلَفۡتُمۡ فِيهِ مِن شَيۡءٖ فَحُكۡمُهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبِّي عَلَيۡهِ ت... ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâHakkında anlaşmazlığa düştüğünüz konuda hüküm Alla...
﴿ فَاطِرُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ جَعَلَ لَكُم مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ أَزۡوَٰجٗا وَمِنَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ أَز... ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâGökleri ve yeri yaratandır. Size kendi nefislerini...
﴿ لَهُۥ مَقَالِيدُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ يَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقۡدِرُۚ إِنَّهُۥ ب... ﴾
Sûretu'ş-ŞûrâGöklerin ve yerin anahtarları O’nundur. O, dilediğ...