Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلۡقُوَىٰ ﴾
Bunu, ona çok güçlü biri öğretti.
﴿ ذُو مِرَّةٖ فَٱسۡتَوَىٰ ﴾
Güç sahibi ve güzel görünüşlüdür. (Derken en yükse...
﴿ وَهُوَ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡأَعۡلَىٰ ﴾
O, en yüksek ufukta idi.
﴿ ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ ﴾
Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaş...
﴿ فَكَانَ قَابَ قَوۡسَيۡنِ أَوۡ أَدۡنَىٰ ﴾
Böylece iki yay (boyu) kadar hatta daha da yaklaşt...
﴿ فَأَوۡحَىٰٓ إِلَىٰ عَبۡدِهِۦ مَآ أَوۡحَىٰ ﴾
Cebrail, Allah'ın kuluna vahyettiğini vahyetti.
﴿ مَا كَذَبَ ٱلۡفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ ﴾
(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
﴿ أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ ﴾
(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor...
﴿ وَلَقَدۡ رَءَاهُ نَزۡلَةً أُخۡرَىٰ ﴾
Andolsun ki o, Cebrâîl’i bir başka inişte daha gör...
﴿ عِندَ سِدۡرَةِ ٱلۡمُنتَهَىٰ ﴾
Sidre-i Müntehâ’nın yanında.
﴿ عِندَهَا جَنَّةُ ٱلۡمَأۡوَىٰٓ ﴾
Cennetü'l-Me'va da onun yanındadır.
﴿ إِذۡ يَغۡشَى ٱلسِّدۡرَةَ مَا يَغۡشَىٰ ﴾
O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.