﴿ وَلَقَدۡ عَلِمۡتُمُ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُولَىٰ فَلَوۡلَا تَذَكَّرُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaAndolsun ki ilk yaratmayı bildiniz. O halde düşünü...
﴿ أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَحۡرُثُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaEktiğiniz şeyleri gördünüz mü?
﴿ ءَأَنتُمۡ تَزۡرَعُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلزَّٰرِعُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaOnu siz mi bitiriyorsunuz? Yoksa bitiren biz miyiz...
﴿ لَوۡ نَشَآءُ لَجَعَلۡنَٰهُ حُطَٰمٗا فَظَلۡتُمۡ تَفَكَّهُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaDileseydik onu kuru bir çöp yapardık; siz de şaşır...
﴿ إِنَّا لَمُغۡرَمُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaDoğrusu borç altına girdik.
﴿ بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ ﴾
Sûretu'l-Vâkıa"Daha doğrusu biz yoksul bırakıldık (dersiniz)."
﴿ أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلۡمَآءَ ٱلَّذِي تَشۡرَبُونَ ﴾
Sûretu'l-Vâkıaİçtiğiniz suyu gördünüz mü?
﴿ ءَأَنتُمۡ أَنزَلۡتُمُوهُ مِنَ ٱلۡمُزۡنِ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنزِلُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaOnu buluttan siz mi indirdiniz? Yoksa indiren biz...
﴿ لَوۡ نَشَآءُ جَعَلۡنَٰهُ أُجَاجٗا فَلَوۡلَا تَشۡكُرُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaDileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekme...
﴿ أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِي تُورُونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaTutuşturup, yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?
﴿ ءَأَنتُمۡ أَنشَأۡتُمۡ شَجَرَتَهَآ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنشِـُٔونَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaOnun ağacını siz mi yarattınız? Yoksa yaratan biz...
﴿ نَحۡنُ جَعَلۡنَٰهَا تَذۡكِرَةٗ وَمَتَٰعٗا لِّلۡمُقۡوِينَ ﴾
Sûretu'l-VâkıaBiz onu, bir ibret ve gelip geçen yolcuların istif...