Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمۡهِيدٗا ﴾
Kendisi için (dünya nimetlerini) yaydıkça yaydım.
﴿ ثُمَّ يَطۡمَعُ أَنۡ أَزِيدَ ﴾
Daha da artırmamı umuyor.
﴿ كَلَّآۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِأٓيَٰتِنَا عَنِيدٗا ﴾
Asla! Çünkü o ayetlerimize karşı çok inatçıdır.
﴿ سَأُرۡهِقُهُۥ صَعُودًا ﴾
Onu sarp bir yokuşa zorlayıp süreceğim.
﴿ إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ ﴾
Çünkü o; düşündü, ölçtü, biçti.
﴿ فَقُتِلَ كَيۡفَ قَدَّرَ ﴾
Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti!
﴿ ثُمَّ قُتِلَ كَيۡفَ قَدَّرَ ﴾
Sonra (yine o) kahrolası, nasıl (da) ölçtü, biçti!
﴿ ثُمَّ نَظَرَ ﴾
Sonra şöyle bir baktı.
﴿ ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ ﴾
Sonra da kaşlarını çatıp, surat astı.
﴿ ثُمَّ أَدۡبَرَ وَٱسۡتَكۡبَرَ ﴾
Sonra da arkasını dönüp büyüklendi.
﴿ فَقَالَ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرٞ يُؤۡثَرُ ﴾
Ve şöyle dedi: Bu sadece öğretilegelen bir sihirdi...
﴿ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا قَوۡلُ ٱلۡبَشَرِ ﴾
"Bu, insan sözünden başka bir şey değildir.''