Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ ﴾
Ne bilirsin belki o temizlenecekti.
﴿ أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ ﴾
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt ona fayda verecekti...
﴿ أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ ﴾
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
﴿ فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ ﴾
Sen, ona yöneliyorsun.
﴿ وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ ﴾
(İstemiyorsa) arınmamasından sen sorumlu değilsin!
﴿ وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ ﴾
Fakat koşup sana gelen kimse;
﴿ وَهُوَ يَخۡشَىٰ ﴾
(Allah'tan) korkuğu halde;
﴿ فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ ﴾
Sen onu bırakıp oyalanıyorsun.
﴿ كَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةٞ ﴾
Hayır. Bu ancak bir öğüttür.
﴿ فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ﴾
Artık dileyen kimse ondan öğüt alır.
﴿ فِي صُحُفٖ مُّكَرَّمَةٖ ﴾
(O) şerefli sahifelerdedir.
﴿ مَّرۡفُوعَةٖ مُّطَهَّرَةِۭ ﴾
Yüce ve tertemiz olan.