﴿ وَمَا هُمۡ عَنۡهَا بِغَآئِبِينَ ﴾
Sûretu'l-İnfitârOnlar oradan (bir yere) kaybolacak değildirler.
﴿ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ ﴾
Sûretu'l-İnfitârHesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksi...
﴿ ثُمَّ مَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ ﴾
Sûretu'l-İnfitârVe yine hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne b...
﴿ يَوۡمَ لَا تَمۡلِكُ نَفۡسٞ لِّنَفۡسٖ شَيۡـٔٗاۖ وَٱلۡأَمۡرُ يَوۡمَئِذٖ لِّلَّهِ ﴾
Sûretu'l-İnfitârO gün, hiç kimsenin başkası için hiçbir şeye malik...
﴿ وَيۡلٞ لِّلۡمُطَفِّفِينَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînÖlçüde hile yapanların vay haline!
﴿ ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكۡتَالُواْ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسۡتَوۡفُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman...
﴿ وَإِذَا كَالُوهُمۡ أَو وَّزَنُوهُمۡ يُخۡسِرُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînAma kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tartt...
﴿ أَلَا يَظُنُّ أُوْلَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبۡعُوثُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap ve...
﴿ لِيَوۡمٍ عَظِيمٖ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînÇok büyük bir gün için.
﴿ يَوۡمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûretu'l-Mutaffifînİnsanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzuruna kalkı...
﴿ كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينٖ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînHayır! Günahkârların kitabı muhakkak “Siccîn”dedir...
﴿ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينٞ ﴾
Sûretu'l-Mutaffifîn“Siccîn”in ne olduğunu sen ne bileceksin?