Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذٖ لَّخَبِيرُۢ ﴾
Şüphesiz o gün Rableri kendilerinden elbette haber...
﴿ ٱلۡقَارِعَةُ ﴾
Şiddetle gelip çatan.
﴿ مَا ٱلۡقَارِعَةُ ﴾
Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
﴿ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ ﴾
Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen...
﴿ يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ ﴾
O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan kelebek...
﴿ وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ ﴾
Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
﴿ فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ ﴾
İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse.
﴿ فَهُوَ فِي عِيشَةٖ رَّاضِيَةٖ ﴾
Artık o, hoşnut olacağı bir hayatın içinde olacakt...
﴿ وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ ﴾
Ama kimin de tartıları hafif gelirse.
﴿ فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٞ ﴾
İşte onun varacağı yer Hâviye’dir.
﴿ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ ﴾
Sen Hâviye’nin ne olduğunu ne bileceksin?
﴿ نَارٌ حَامِيَةُۢ ﴾
O, kızgın bir ateştir.