﴿ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânAllah ve Peygamberine itaat edin ki size merhamet...
﴿ ۞ وَسَارِعُوٓاْ إِلَىٰ مَغۡفِرَةٖ مِّن رَّبِّكُمۡ وَجَنَّةٍ عَرۡضُهَا ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلۡأَرۡضُ أُعِ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânRabbinizden gelen mağfirete ve genişliği gökler il...
﴿ ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ فِي ٱلسَّرَّآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَٱلۡكَٰظِمِينَ ٱلۡغَيۡظَ وَٱلۡعَافِينَ عَنِ ٱل... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânMuttakiler, bollukta da darlıkta da veren, öfkeler...
﴿ وَٱلَّذِينَ إِذَا فَعَلُواْ فَٰحِشَةً أَوۡ ظَلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ ذَكَرُواْ ٱللَّهَ فَٱسۡتَغۡفَرُواْ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânOnlar, bir günah işlediklerinde veya nefislerine z...
﴿ أُوْلَٰٓئِكَ جَزَآؤُهُم مَّغۡفِرَةٞ مِّن رَّبِّهِمۡ وَجَنَّٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânİşte böyle olanların mükâfatı, Rableri tarafından...
﴿ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِكُمۡ سُنَنٞ فَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُك... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânSizden önce nice ümmetler gelip geçmiştir. Yeryüz...
﴿ هَٰذَا بَيَانٞ لِّلنَّاسِ وَهُدٗى وَمَوۡعِظَةٞ لِّلۡمُتَّقِينَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânBu, (bütün) insanlar için açıklama, muttakiler içi...
﴿ وَلَا تَهِنُواْ وَلَا تَحۡزَنُواْ وَأَنتُمُ ٱلۡأَعۡلَوۡنَ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânGevşemeyin, üzülmeyin, iman edenlerden iseniz, mut...
﴿ إِن يَمۡسَسۡكُمۡ قَرۡحٞ فَقَدۡ مَسَّ ٱلۡقَوۡمَ قَرۡحٞ مِّثۡلُهُۥۚ وَتِلۡكَ ٱلۡأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânEğer siz bir yara aldıysanız, o topluluk da ona b...
﴿ وَلِيُمَحِّصَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَيَمۡحَقَ ٱلۡكَٰفِرِينَ ﴾
Sûratu Âl-i İmrânBir de böyle ve iman edenleri arındırıp, kâfirler...
﴿ أَمۡ حَسِبۡتُمۡ أَن تَدۡخُلُواْ ٱلۡجَنَّةَ وَلَمَّا يَعۡلَمِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ جَٰهَدُواْ مِنكُمۡ وَ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânYoksa içinizden Allah cihad edenleri ve sabredenle...
﴿ وَلَقَدۡ كُنتُمۡ تَمَنَّوۡنَ ٱلۡمَوۡتَ مِن قَبۡلِ أَن تَلۡقَوۡهُ فَقَدۡ رَأَيۡتُمُوهُ وَأَنتُمۡ تَنظ... ﴾
Sûratu Âl-i İmrânAndolsun ki siz, savaşa girmeden (Uhud'tan) önce (...