﴿ لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَ... ﴾
Sûratu'l-A'râfNuh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da kav...
﴿ قَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِهِۦٓ إِنَّا لَنَرَىٰكَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ ﴾
Sûratu'l-A'râfKavminin ileri gelenleri: Biz, seni açıkça bir dal...
﴿ قَالَ يَٰقَوۡمِ لَيۡسَ بِي ضَلَٰلَةٞ وَلَٰكِنِّي رَسُولٞ مِّن رَّبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfNuh: Ey kavmim, bende hiçbir sapıklık yoktur. Ben,...
﴿ أُبَلِّغُكُمۡ رِسَٰلَٰتِ رَبِّي وَأَنصَحُ لَكُمۡ وَأَعۡلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ ﴾
Sûratu'l-A'râfSize, Rabbimin gönderdiklerini bildiriyor ve nasih...
﴿ أَوَعَجِبۡتُمۡ أَن جَآءَكُمۡ ذِكۡرٞ مِّن رَّبِّكُمۡ عَلَىٰ رَجُلٖ مِّنكُمۡ لِيُنذِرَكُمۡ وَلِتَتَّق... ﴾
Sûratu'l-A'râfSizi uyarması, sizinde sakınıp, takvalı olarak mer...
﴿ فَكَذَّبُوهُ فَأَنجَيۡنَٰهُ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥ فِي ٱلۡفُلۡكِ وَأَغۡرَقۡنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـ... ﴾
Sûratu'l-A'râfFakat, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onun...
﴿ ۞ وَإِلَىٰ عَادٍ أَخَاهُمۡ هُودٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُ... ﴾
Sûratu'l-A'râfÂd kavmine de, kardeşleri Hud’u gönderdik. Hud, on...
﴿ قَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦٓ إِنَّا لَنَرَىٰكَ فِي سَفَاهَةٖ وَإِنَّا لَنَظُنّ... ﴾
Sûratu'l-A'râfKavminden kâfir olan ileri gelenleri: Biz, senin s...
﴿ قَالَ يَٰقَوۡمِ لَيۡسَ بِي سَفَاهَةٞ وَلَٰكِنِّي رَسُولٞ مِّن رَّبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfEy kavmim! dedi. Bende sefihlik diye bir şey yoktu...
﴿ أُبَلِّغُكُمۡ رِسَٰلَٰتِ رَبِّي وَأَنَا۠ لَكُمۡ نَاصِحٌ أَمِينٌ ﴾
Sûratu'l-A'râfSize Rabbimin vahyettiklerini bildiriyorum. Ben, s...
﴿ أَوَعَجِبۡتُمۡ أَن جَآءَكُمۡ ذِكۡرٞ مِّن رَّبِّكُمۡ عَلَىٰ رَجُلٖ مِّنكُمۡ لِيُنذِرَكُمۡۚ وَٱذۡكُرُ... ﴾
Sûratu'l-A'râfAranızdan bir adam ile sizi uyarmak için Rabbinizd...
﴿ قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِنَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَحۡدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتِنَ... ﴾
Sûratu'l-A'râf(Yalnızca) Bir tek ilaha ibadet etmemiz ve ataları...