﴿ قُلِ ٱللَّهُ يُنَجِّيكُم مِّنۡهَا وَمِن كُلِّ كَرۡبٖ ثُمَّ أَنتُمۡ تُشۡرِكُونَ ﴾
Sûratu'l-En'âmDe ki: Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtaraca...
﴿ قُلۡ هُوَ ٱلۡقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبۡعَثَ عَلَيۡكُمۡ عَذَابٗا مِّن فَوۡقِكُمۡ أَوۡ مِن تَحۡتِ أَرۡجُ... ﴾
Sûratu'l-En'âmDe ki: "Üzerinizden veya ayaklarınızın altından bi...
﴿ وَكَذَّبَ بِهِۦ قَوۡمُكَ وَهُوَ ٱلۡحَقُّۚ قُل لَّسۡتُ عَلَيۡكُم بِوَكِيلٖ ﴾
Sûratu'l-En'âmO (Kur’an) hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı....
﴿ لِّكُلِّ نَبَإٖ مُّسۡتَقَرّٞۚ وَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ﴾
Sûratu'l-En'âmHer haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. İleri...
﴿ وَإِذَا رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا فَأَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ يَخُوضُواْ فِي حَ... ﴾
Sûratu'l-En'âmAyetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanlar...
﴿ وَمَا عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَّقُونَ مِنۡ حِسَابِهِم مِّن شَيۡءٖ وَلَٰكِن ذِكۡرَىٰ لَعَلَّهُمۡ يَتَّقُون... ﴾
Sûratu'l-En'âmAllah’tan sakınıp, takvalı olanlara, zalimlerin he...
﴿ وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَعِبٗا وَلَهۡوٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ وَذَك... ﴾
Sûratu'l-En'âmDinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya haya...
﴿ قُلۡ أَنَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعۡقَابِنَ... ﴾
Sûratu'l-En'âmDe ki: “Allah’ı bırakıp bize fayda ve zarar vermey...
﴿ وَأَنۡ أَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّقُوهُۚ وَهُوَ ٱلَّذِيٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ﴾
Sûratu'l-En'âmBir de bize; “Namazı dosdoğru kılın ve Allah’a kar...
﴿ وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۖ وَيَوۡمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُۚ قَوۡلُهُ... ﴾
Sûratu'l-En'âmO, gökleri ve yeri hak ile yaratandır. O’nun “ol!”...
﴿ ۞ وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ ءَازَرَ أَتَتَّخِذُ أَصۡنَامًا ءَالِهَةً إِنِّيٓ أَرَىٰكَ وَقَ... ﴾
Sûratu'l-En'âmHani İbrahim, babası Âzer’e: “Sen putları ilâh mı...
﴿ وَكَذَٰلِكَ نُرِيٓ إِبۡرَٰهِيمَ مَلَكُوتَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلِيَكُونَ مِنَ ٱلۡمُوقِنِينَ ﴾
Sûratu'l-En'âmBiz, İbrahim’e yakinen bilip iman edenlerden oluve...