﴿ يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقٖ مَّخۡتُومٍ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnlar, mühürlenmiş, katıksız bir içecekten içerle...
﴿ خِتَٰمُهُۥ مِسۡكٞۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnun mührü misktir. Yarışanlar, işte bunun için y...
﴿ وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnun karışımı Tesnim’dendir.
﴿ عَيۡنٗا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînO, yakınlaştırılmış olanların içeceği bir kaynakt...
﴿ إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînSuç/günah işlemiş olanlar, iman edenlere gülüyorl...
﴿ وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnların yanlarından geçtiklerinde birbirlerine ka...
﴿ وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînAilelerinin yanına döndüklerinde alaylarından dol...
﴿ وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnları gördükleri zaman: "İşte bunlar, doğru yold...
﴿ وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOysa onlara bekçi olarak da gönderilmemişlerdi.
﴿ فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînBugün de iman edenler, kâfir olanlara gülerler.
﴿ عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînKoltuklarına yaslanıp bakarlar.
﴿ هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînKâfirler, yaptıklarının cezasını gördüler mi? diy...