Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا ﴾
Nitekim o, ailesinin yanında neşeli idi.
﴿ إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ ﴾
O, asla dönmeyeceğini sanıyordu.
﴿ بَلَىٰٓۚ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرٗا ﴾
Elbette dönecekti! Senin Rabbin onu görendir.
﴿ فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ ﴾
Andolsun şafağa.
﴿ وَٱلَّيۡلِ وَمَا وَسَقَ ﴾
Geceye ve topladıklarına.
﴿ وَٱلۡقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ ﴾
Dolunay halindeki Ay’a.
﴿ لَتَرۡكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٖ ﴾
Şüphesiz siz hâlden hâle geçeceksiniz.
﴿ فَمَا لَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ ﴾
Onlara ne oluyor da iman etmiyorlar.
﴿ وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩ ﴾
Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
﴿ بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ ﴾
Aksine, o kâfirler (hakkı) yalan sayıyorlar.
﴿ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ ﴾
Allah, onların (içlerinde) sakladıklarını en iyi...
﴿ فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ﴾
Onlara acı bir azabı müjdele.