﴿ وَقَدۡ خَلَقَكُمۡ أَطۡوَارًا ﴾
Sûretu'n-NûhOysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmı...
﴿ أَلَمۡ تَرَوۡاْ كَيۡفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبۡعَ سَمَٰوَٰتٖ طِبَاقٗا ﴾
Sûretu'n-NûhGörmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar...
﴿ وَجَعَلَ ٱلۡقَمَرَ فِيهِنَّ نُورٗا وَجَعَلَ ٱلشَّمۡسَ سِرَاجٗا ﴾
Sûretu'n-NûhOnların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir k...
﴿ وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ نَبَاتٗا ﴾
Sûretu'n-NûhAllah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmişti...
﴿ ثُمَّ يُعِيدُكُمۡ فِيهَا وَيُخۡرِجُكُمۡ إِخۡرَاجٗا ﴾
Sûretu'n-NûhSonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden ç...
﴿ وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ بِسَاطٗا ﴾
Sûretu'n-NûhAllah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.
﴿ لِّتَسۡلُكُواْ مِنۡهَا سُبُلٗا فِجَاجٗا ﴾
Sûretu'n-NûhOnda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye.
﴿ قَالَ نُوحٞ رَّبِّ إِنَّهُمۡ عَصَوۡنِي وَٱتَّبَعُواْ مَن لَّمۡ يَزِدۡهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا... ﴾
Sûretu'n-Nûh(Öğütlerinin fayda vermemesi üzerine) Nuh: Rabbim!...
﴿ وَمَكَرُواْ مَكۡرٗا كُبَّارٗا ﴾
Sûretu'n-NûhBunlar da, büyük hileler, büyük desiseler kurdular...
﴿ وَقَالُواْ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمۡ وَلَا تَذَرُنَّ وَدّٗا وَلَا سُوَاعٗا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ... ﴾
Sûretu'n-NûhVe dediler ki: Sakın ilâhlarınızı bırakmayın; hele...
﴿ وَقَدۡ أَضَلُّواْ كَثِيرٗاۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلٗا ﴾
Sûretu'n-Nûh(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar...
﴿ مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمۡ أُغۡرِقُواْ فَأُدۡخِلُواْ نَارٗا فَلَمۡ يَجِدُواْ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ... ﴾
Sûretu'n-NûhBunlar, günahları yüzünden suda boğuldular, ardınd...