﴿ فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَيۡدٞ فَكِيدُونِ ﴾
Sûretu'l-Mürselât(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, göst...
﴿ وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ﴾
Sûretu'l-MürselâtO gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
﴿ إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي ظِلَٰلٖ وَعُيُونٖ ﴾
Sûretu'l-MürselâtŞüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve...
﴿ وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشۡتَهُونَ ﴾
Sûretu'l-Mürselâtcanlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler (arası...
﴿ كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ﴾
Sûretu'l-Mürselât(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak...
﴿ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ ﴾
Sûretu'l-Mürselâtİşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız...
﴿ وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ﴾
Sûretu'l-MürselâtO gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
﴿ كُلُواْ وَتَمَتَّعُواْ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ ﴾
Sûretu'l-Mürselât(Ey inkârcılar!) yiyiniz, (dünyadan) faydalanınız...
﴿ وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ﴾
Sûretu'l-MürselâtO gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
﴿ وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُواْ لَا يَرۡكَعُونَ ﴾
Sûretu'l-MürselâtOnlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» d...
﴿ وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ﴾
Sûretu'l-MürselâtO gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
﴿ فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ ﴾
Sûretu'l-MürselâtOnlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze i...