Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ ﴾
Birbirlerine neyi soruyorlar?
﴿ عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ ﴾
(İnanıp inanmamakta) büyük haberi mi?
﴿ ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ ﴾
Ayrılığa düştükleri.
﴿ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ ﴾
Hayır! Anlayacaklar!
﴿ ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ ﴾
Yine hayır! Onlar anlayacaklar!
﴿ أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدٗا ﴾
Biz, yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
﴿ وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادٗا ﴾
Dağları da birer kazık.
﴿ وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجٗا ﴾
Sizi çifter çifter yarattık.
﴿ وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتٗا ﴾
Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
﴿ وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسٗا ﴾
Geceyi bir örtü yaptık.
﴿ وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشٗا ﴾
Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.
﴿ وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعٗا شِدَادٗا ﴾
Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.