﴿ لِيَوۡمٍ عَظِيمٖ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînBüyük bir günde (hesap vermek için) öyle bir gün k...
﴿ يَوۡمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûretu'l-Mutaffifîninsanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda diva...
﴿ كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينٖ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînDoğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn’de o...
﴿ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينٞ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînSiccîn nedir, bilir misin?
﴿ كِتَٰبٞ مَّرۡقُومٞ ﴾
Sûretu'l-Mutaffifîn( o günahkarların yazısı ) Amellerin sayılıp yazıl...
﴿ وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînO gün vay haline yalancıların!
﴿ ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînKi onlar, ceza gününü yalan sayarlar.
﴿ وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimse...
﴿ إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînBöyle birine âyetlerimiz okununca «Eskilerin masal...
﴿ كَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînHayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülü...
﴿ كَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذٖ لَّمَحۡجُوبُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînHayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görm...
﴿ ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînSonra onlar cehenneme girerler.