﴿ إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînŞüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere güle...
﴿ وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînOnlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle ala...
﴿ وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînAilelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) ke...
﴿ وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînMüminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış...
﴿ وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînHalbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönder...
﴿ فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ ﴾
Sûretu'l-Mutaffifînİşte o gün (ahirette) de iman edenler kâfirlere gü...
﴿ عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînKoltuklar üzerinde etrafa bakarlar.
﴿ هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ ﴾
Sûretu'l-MutaffifînKâfirler, yaptıklarının cezasını buldular mı! (Elb...
﴿ إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ ﴾
Sûretu'l-İnşikâkGök yarıldığı zaman,
﴿ وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ ﴾
Sûretu'l-İnşikâkRabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği,
﴿ وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ ﴾
Sûretu'l-İnşikâkYer dümdüz edildiği vakit,
﴿ وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ ﴾
Sûretu'l-İnşikâkiçinde bulunanları atıp boşaldığı vakit