﴿ ثُمَّ إِنَّكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ تُبۡعَثُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnSonra şüphesiz sizler, kıyamet günü yeniden dirilt...
﴿ وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلۡخَلۡقِ غَٰفِلِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnAndolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık....
﴿ وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءَۢ بِقَدَرٖ فَأَسۡكَنَّٰهُ فِي ٱلۡأَرۡضِۖ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابِ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBiz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (fayda...
﴿ فَأَنشَأۡنَا لَكُم بِهِۦ جَنَّٰتٖ مِّن نَّخِيلٖ وَأَعۡنَٰبٖ لَّكُمۡ فِيهَا فَوَٰكِهُ كَثِيرَةٞ وَمِن... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnO suyla, sizin için hurma ve üzüm bağları yetiştir...
﴿ وَشَجَرَةٗ تَخۡرُجُ مِن طُورِ سَيۡنَآءَ تَنۢبُتُ بِٱلدُّهۡنِ وَصِبۡغٖ لِّلۡأٓكِلِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnTûri Sînâ'da da yetişen bir ağaç daha meydana geti...
﴿ وَإِنَّ لَكُمۡ فِي ٱلۡأَنۡعَٰمِ لَعِبۡرَةٗۖ نُّسۡقِيكُم مِّمَّا فِي بُطُونِهَا وَلَكُمۡ فِيهَا مَنَٰ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnŞüphesiz hayvanlarda da sizin için ibret vardır. O...
﴿ وَعَلَيۡهَا وَعَلَى ٱلۡفُلۡكِ تُحۡمَلُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBir de hem onların üzerinde, hem gemilerin üzerind...
﴿ وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnŞüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönder...
﴿ فَقَالَ ٱلۡمَلَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يُرِيدُ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnKavminden ileri gelen kâfirler: "Bu, sizin gibi bi...
﴿ إِنۡ هُوَ إِلَّا رَجُلُۢ بِهِۦ جِنَّةٞ فَتَرَبَّصُواْ بِهِۦ حَتَّىٰ حِينٖ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnO ancak, cinlenmiş (kendisine delilik isabet eden)...
﴿ قَالَ رَبِّ ٱنصُرۡنِي بِمَا كَذَّبُونِ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnNûh: "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana y...
﴿ فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِ أَنِ ٱصۡنَعِ ٱلۡفُلۡكَ بِأَعۡيُنِنَا وَوَحۡيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمۡرُنَا وَ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBunun üzerine Nûh’a: “Gözlerimizin önünde, vahyimi...