﴿ وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Muhakkak Rabbin Azîz, Rahîm'dir.
﴿ وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّٰلِمِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Hani Rabbin, Mûsâ'ya ’ya: "Zalim kavme git!" diye...
﴿ قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَۚ أَلَا يَتَّقُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Firavun’un kavmine. Onlar hâlâ sakınmayacaklar mı?
﴿ قَالَ رَبِّ إِنِّيٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, ben...
﴿ وَيَضِيقُ صَدۡرِي وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِي فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَٰرُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'“Ve göğsüm daralır, dilim çözülmez; bunun için Hâr...
﴿ وَلَهُمۡ عَلَيَّ ذَنۢبٞ فَأَخَافُ أَن يَقۡتُلُونِ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'“Bir de onların benim aleyhimde bir suç (davaları)...
﴿ قَالَ كَلَّاۖ فَٱذۡهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسۡتَمِعُونَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Allah dedi ki: “Hayır, korkma! İkiniz ayetlerimizl...
﴿ فَأۡتِيَا فِرۡعَوۡنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'İkiniz Firavun’a gidin ve deyin ki: "Gerçekten biz...
﴿ أَنۡ أَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder.
﴿ قَالَ أَلَمۡ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدٗا وَلَبِثۡتَ فِينَا مِنۡ عُمُرِكَ سِنِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Firavun, şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk ola...
﴿ وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِي فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'“(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldü...
﴿ قَالَ فَعَلۡتُهَآ إِذٗا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu yaptığım zaman ne yaptı...