﴿ وَبَٰرَكۡنَا عَلَيۡهِ وَعَلَىٰٓ إِسۡحَٰقَۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحۡسِنٞ وَظَالِمٞ لِّنَفۡسِهِۦ مُب... ﴾
Sûratu's-SaffâtOnu ve İshak’ı mübarek kıldık. İkisinin soyundan i...
﴿ وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtAndolsun ki, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bul...
﴿ وَنَجَّيۡنَٰهُمَا وَقَوۡمَهُمَا مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ ﴾
Sûratu's-SaffâtOnları ve kavimlerini, o büyük sıkıntıdan kurtardı...
﴿ وَنَصَرۡنَٰهُمۡ فَكَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ ﴾
Sûratu's-SaffâtOnlara yardım ettik. Böylece üstün gelenler onlar...
﴿ وَءَاتَيۡنَٰهُمَا ٱلۡكِتَٰبَ ٱلۡمُسۡتَبِينَ ﴾
Sûratu's-SaffâtO ikisine apaçık olan kitabı verdik.
﴿ وَهَدَيۡنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ ﴾
Sûratu's-SaffâtHer ikisini de doğru yola ilettik.
﴿ وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِمَا فِي ٱلۡأٓخِرِينَ ﴾
Sûratu's-SaffâtSonradan gelenler arasında o ikisi için (güzel bir...
﴿ سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtMûsâ ve Hârûn’a selam olsun!
﴿ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ ﴾
Sûratu's-SaffâtBiz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
﴿ إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu's-SaffâtÇünkü o ikisi, Mümin kullarımızdan idi.
﴿ وَإِنَّ إِلۡيَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ﴾
Sûratu's-SaffâtMuhakkak İlyas da gönderilmiş rasullerdendi.
﴿ إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtHalkına şöyle demişti: “Siz korkup sakınmaz mısını...