﴿ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَبۡلِهِم مِّن قَرۡنٖ فَنَادَواْ وَّلَاتَ حِينَ مَنَاصٖ ﴾
Sûratu's-SâdOnlardan önce nice nesiller helâk ettik, onlar da...
﴿ وَعَجِبُوٓاْ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٞ مِّنۡهُمۡۖ وَقَالَ ٱلۡكَٰفِرُونَ هَٰذَا سَٰحِرٞ كَذَّابٌ ﴾
Sûratu's-SâdAralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. K...
﴿ أَجَعَلَ ٱلۡأٓلِهَةَ إِلَٰهٗا وَٰحِدًاۖ إِنَّ هَٰذَا لَشَيۡءٌ عُجَابٞ ﴾
Sûratu's-Sâdİlahları tek bir ilah mı yaptı? Bu, hayret edilece...
﴿ وَٱنطَلَقَ ٱلۡمَلَأُ مِنۡهُمۡ أَنِ ٱمۡشُواْ وَٱصۡبِرُواْ عَلَىٰٓ ءَالِهَتِكُمۡۖ إِنَّ هَٰذَا لَشَيۡء... ﴾
Sûratu's-SâdOnların ileri gelenleri: "Yürüyün! İlahlarınız üze...
﴿ مَا سَمِعۡنَا بِهَٰذَا فِي ٱلۡمِلَّةِ ٱلۡأٓخِرَةِ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا ٱخۡتِلَٰقٌ ﴾
Sûratu's-SâdBiz bunu diğer dinde de işitmedik. Bu sadece bir u...
﴿ أَءُنزِلَ عَلَيۡهِ ٱلذِّكۡرُ مِنۢ بَيۡنِنَاۚ بَلۡ هُمۡ فِي شَكّٖ مِّن ذِكۡرِيۚ بَل لَّمَّا يَذُوقُوا... ﴾
Sûratu's-SâdKur’an, aramızdan ona mı indirilmiş? Hayır! Onlar...
﴿ أَمۡ عِندَهُمۡ خَزَآئِنُ رَحۡمَةِ رَبِّكَ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡوَهَّابِ ﴾
Sûratu's-SâdYoksa, güçlü ve çok ihsan sahibi olan Rabbinin rah...
﴿ أَمۡ لَهُم مُّلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَاۖ فَلۡيَرۡتَقُواْ فِي ٱلۡأَسۡبَٰبِ ﴾
Sûratu's-SâdYoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanlar...
﴿ جُندٞ مَّا هُنَالِكَ مَهۡزُومٞ مِّنَ ٱلۡأَحۡزَابِ ﴾
Sûratu's-SâdOnlar burada takım takım bozguna uğramış perişan b...
﴿ كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحٖ وَعَادٞ وَفِرۡعَوۡنُ ذُو ٱلۡأَوۡتَادِ ﴾
Sûratu's-SâdOnlardan önce Nûh kavmi, Âd (kavmi) ve kazıklar sa...
﴿ وَثَمُودُ وَقَوۡمُ لُوطٖ وَأَصۡحَٰبُ لۡـَٔيۡكَةِۚ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلۡأَحۡزَابُ ﴾
Sûratu's-SâdSemûd ve Lût’un kavmi de, Eyke halkı da. İşte onla...
﴿ إِن كُلٌّ إِلَّا كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ ﴾
Sûratu's-SâdOnların her biri rasûlleri yalanladılar da azabımı...