﴿ هَٰذَا عَطَآؤُنَا فَٱمۡنُنۡ أَوۡ أَمۡسِكۡ بِغَيۡرِ حِسَابٖ ﴾
Sûratu's-Sâd“İşte bu, bizim hesapsız ihsanımızdır. Artık diler...
﴿ وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلۡفَىٰ وَحُسۡنَ مَـَٔابٖ ﴾
Sûratu's-SâdŞüphesiz onun bizim katımızda bir yakınlığı ve var...
﴿ وَٱذۡكُرۡ عَبۡدَنَآ أَيُّوبَ إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّي مَسَّنِيَ ٱلشَّيۡطَٰنُ بِنُصۡبٖ وَعَذَاب... ﴾
Sûratu's-SâdKulumuz Eyyûb’u da an. Hani Rabbine: “Şeytan bana...
﴿ ٱرۡكُضۡ بِرِجۡلِكَۖ هَٰذَا مُغۡتَسَلُۢ بَارِدٞ وَشَرَابٞ ﴾
Sûratu's-Sâd“Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğu...
﴿ وَوَهَبۡنَا لَهُۥٓ أَهۡلَهُۥ وَمِثۡلَهُم مَّعَهُمۡ رَحۡمَةٗ مِّنَّا وَذِكۡرَىٰ لِأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰب... ﴾
Sûratu's-SâdOna katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir...
﴿ وَخُذۡ بِيَدِكَ ضِغۡثٗا فَٱضۡرِب بِّهِۦ وَلَا تَحۡنَثۡۗ إِنَّا وَجَدۡنَٰهُ صَابِرٗاۚ نِّعۡمَ ٱلۡعَبۡ... ﴾
Sûratu's-Sâd"Eline bir demet sap al da onunla vur, yemini böyl...
﴿ وَٱذۡكُرۡ عِبَٰدَنَآ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ أُوْلِي ٱلۡأَيۡدِي وَٱلۡأَبۡصَٰرِ ﴾
Sûratu's-SâdGüç ve basiret sahibi kullarımız İbrahim'i, İshak'...
﴿ إِنَّآ أَخۡلَصۡنَٰهُم بِخَالِصَةٖ ذِكۡرَى ٱلدَّارِ ﴾
Sûratu's-SâdBiz onları, özellikle ahiret yurdunu düşünen ihlas...
﴿ وَإِنَّهُمۡ عِندَنَا لَمِنَ ٱلۡمُصۡطَفَيۡنَ ٱلۡأَخۡيَارِ ﴾
Sûratu's-SâdÇünkü onlar, katımızda seçilmiş ve hayırlı kimsele...
﴿ وَٱذۡكُرۡ إِسۡمَٰعِيلَ وَٱلۡيَسَعَ وَذَا ٱلۡكِفۡلِۖ وَكُلّٞ مِّنَ ٱلۡأَخۡيَارِ ﴾
Sûratu's-Sâdİsmail’i, Elyasa’yı ve Zülkifl’i de an. Hepsi de h...
﴿ هَٰذَا ذِكۡرٞۚ وَإِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ لَحُسۡنَ مَـَٔابٖ ﴾
Sûratu's-SâdBu bir anmadır. Doğrusu Allah'tan korkanlar için v...
﴿ جَنَّٰتِ عَدۡنٖ مُّفَتَّحَةٗ لَّهُمُ ٱلۡأَبۡوَٰبُ ﴾
Sûratu's-SâdKapıları yalnızca kendilerine açılmış Adn Cennetle...