﴿ أَيَطۡمَعُ كُلُّ ٱمۡرِيٕٖ مِّنۡهُمۡ أَن يُدۡخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٖ ﴾
Sûretu'l-MeâricYoksa onların her biri Nâim Cennet'ine konulacağın...
﴿ كَلَّآۖ إِنَّا خَلَقۡنَٰهُم مِّمَّا يَعۡلَمُونَ ﴾
Sûretu'l-MeâricAsla! Biz onları bildikleri o şeyden yarattık.
﴿ فَلَآ أُقۡسِمُ بِرَبِّ ٱلۡمَشَٰرِقِ وَٱلۡمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ ﴾
Sûretu'l-MeâricHayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim...
﴿ عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيۡرٗا مِّنۡهُمۡ وَمَا نَحۡنُ بِمَسۡبُوقِينَ ﴾
Sûretu'l-MeâricOnların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını...
﴿ فَذَرۡهُمۡ يَخُوضُواْ وَيَلۡعَبُواْ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي يُوعَدُونَ ﴾
Sûretu'l-MeâricBırak onları; kendilerine söz verilen gün gelincey...
﴿ يَوۡمَ يَخۡرُجُونَ مِنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ سِرَاعٗا كَأَنَّهُمۡ إِلَىٰ نُصُبٖ يُوفِضُونَ ﴾
Sûretu'l-MeâricO gün onlar sanki dikilmiş putlara süratle gidiyor...
﴿ خَٰشِعَةً أَبۡصَٰرُهُمۡ تَرۡهَقُهُمۡ ذِلَّةٞۚ ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلَّذِي كَانُواْ يُوعَدُونَ ﴾
Sûretu'l-MeâricGözleri yere yıkılmış, (yüzlerini) zillet bürümüşt...
﴿ إِنَّآ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦٓ أَنۡ أَنذِرۡ قَوۡمَكَ مِن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَهُمۡ عَذَا... ﴾
Sûretu'n-NûhŞüphesiz biz Nûh’u kavmine; “Kendilerine elem dolu...
﴿ قَالَ يَٰقَوۡمِ إِنِّي لَكُمۡ نَذِيرٞ مُّبِينٌ ﴾
Sûretu'n-NûhDedi ki: "Ey kavmim! Ben, sizin için açık bir uyar...
﴿ أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ ﴾
Sûretu'n-Nûh"Allah’a ibadet edin, ondan sakının ve bana itaat...
﴿ يَغۡفِرۡ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرۡكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمًّىۚ إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا... ﴾
Sûretu'n-NûhTa ki günahlarımızdan bir kısmını mağfiret buyursu...
﴿ قَالَ رَبِّ إِنِّي دَعَوۡتُ قَوۡمِي لَيۡلٗا وَنَهَارٗا ﴾
Sûretu'n-NûhDedi ki: “Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet et...