Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩ ﴾
Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
﴿ بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ ﴾
Aksine, kâfirler(Kur’an’ı) yalanlıyorlar.
﴿ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ ﴾
Hâlbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi...
﴿ فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ﴾
Öyleyse sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!
﴿ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونِۭ ﴾
Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka....
﴿ وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلۡبُرُوجِ ﴾
Burûc sahibi/yıldızların (yörüngelerine) sahip göğ...
﴿ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡمَوۡعُودِ ﴾
Vadedilmiş güne (kıyamete) yemin olsun.
﴿ وَشَاهِدٖ وَمَشۡهُودٖ ﴾
Şahit olana ve şahit olunana.
﴿ قُتِلَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأُخۡدُودِ ﴾
Kahrolsun o hendek sahipleri!
﴿ ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلۡوَقُودِ ﴾
Tutuşturulmuş ateşin.
﴿ إِذۡ هُمۡ عَلَيۡهَا قُعُودٞ ﴾
O vakit onlar, onun (ateşin) etrafında oturmuşlard...
﴿ وَهُمۡ عَلَىٰ مَا يَفۡعَلُونَ بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ شُهُودٞ ﴾
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.