﴿ وَمَا نَقَمُواْ مِنۡهُمۡ إِلَّآ أَن يُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ ﴾
Sûretu'l-BurûcOnlardan; sırf göklerin ve yerin mülkü kendisine a...
﴿ ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدٌ ﴾
Sûretu'l-BurûcAllah ki; göklerin ve yerin mülkü ona aittir ve Al...
﴿ إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُواْ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَتُوبُواْ فَلَهُمۡ عَذَابُ جَه... ﴾
Sûretu'l-BurûcŞüphesiz Mümin erkeklerle Mümin kadınlara işkence...
﴿ إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ جَنَّٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَ... ﴾
Sûretu'l-Burûcİman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlar...
﴿ إِنَّ بَطۡشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ ﴾
Sûretu'l-BurûcŞüphesiz, Rabbinin tutup, yakalaması çok çetindir.
﴿ إِنَّهُۥ هُوَ يُبۡدِئُ وَيُعِيدُ ﴾
Sûretu'l-Burûcİlkin var eden, sonra yeniden dirilten O'dur.
﴿ وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلۡوَدُودُ ﴾
Sûretu'l-BurûcO; çok bağışlayandır, çok seven ve sevilendir.
﴿ ذُو ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡمَجِيدُ ﴾
Sûretu'l-BurûcYüce Arş'ın sahibidir.
﴿ فَعَّالٞ لِّمَا يُرِيدُ ﴾
Sûretu'l-BurûcDilediğini muhakkak yapandır.
﴿ هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡجُنُودِ ﴾
Sûretu'l-BurûcSana o orduların haberi geldi mi?
﴿ فِرۡعَوۡنَ وَثَمُودَ ﴾
Sûretu'l-BurûcFiravun ve Semûd’un askerlerinin haberi.
﴿ بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي تَكۡذِيبٖ ﴾
Sûretu'l-BurûcHayır, bu kâfir olanlar hâlâ yalanlamaktadırlar.