﴿ وَفِي مُوسَىٰٓ إِذۡ أَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtMusa'da da (ibretler vardır). Onu apaçık bir delil...
﴿ فَتَوَلَّىٰ بِرُكۡنِهِۦ وَقَالَ سَٰحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٞ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtFiravun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: «O, bir b...
﴿ فَأَخَذۡنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذۡنَٰهُمۡ فِي ٱلۡيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٞ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtNihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attı...
﴿ وَفِي عَادٍ إِذۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلۡعَقِيمَ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtÂd kavminde de (ibretler vardır). Onlara kasıp kav...
﴿ مَا تَذَرُ مِن شَيۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtÜzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül e...
﴿ وَفِي ثَمُودَ إِذۡ قِيلَ لَهُمۡ تَمَتَّعُواْ حَتَّىٰ حِينٖ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtSemûd kavminde de (ibretler vardır). Onlara: Bir s...
﴿ فَعَتَوۡاْ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ وَهُمۡ يَنظُرُونَ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtRablerinin emrine karşı geldiler. Bu yüzden, bakıp...
﴿ فَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ مِن قِيَامٖ وَمَا كَانُواْ مُنتَصِرِينَ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtAyağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri d...
﴿ وَقَوۡمَ نُوحٖ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمٗا فَٰسِقِينَ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtBunlardan önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünk...
﴿ وَٱلسَّمَآءَ بَنَيۡنَٰهَا بِأَيۡيْدٖ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtGöğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elb...
﴿ وَٱلۡأَرۡضَ فَرَشۡنَٰهَا فَنِعۡمَ ٱلۡمَٰهِدُونَ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtYeri de döşedik. (Bak) ne güzel döşeyiciyiz!
﴿ وَمِن كُلِّ شَيۡءٍ خَلَقۡنَا زَوۡجَيۡنِ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ ﴾
Sûretu'z-ZâriyâtHer şeyden de çift çift yarattık ki, düşünüp öğüt...