﴿ قُلۡ هُوَ ٱلَّذِي ذَرَأَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَإِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ﴾
Sûretu'l-MulkDe ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; ancak...
﴿ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ﴾
Sûretu'l-Mulk«Doğru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit hani ne...
﴿ قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡعِلۡمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٞ مُّبِينٞ ﴾
Sûretu'l-MulkDe ki: O bilgi, ancak Allah’a mahsustur. Ben ise s...
﴿ فَلَمَّا رَأَوۡهُ زُلۡفَةٗ سِيٓـَٔتۡ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ... ﴾
Sûretu'l-MulkAma onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr e...
﴿ قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَهۡلَكَنِيَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِيَ أَوۡ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلۡكَٰفِرِينَ... ﴾
Sûretu'l-MulkDe ki: Allah beni ve beraberindekileri (sizin iste...
﴿ قُلۡ هُوَ ٱلرَّحۡمَٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيۡهِ تَوَكَّلۡنَاۖ فَسَتَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ فِي ضَلَٰل... ﴾
Sûretu'l-MulkDe ki: (Sizi imana davet ettiğimiz) O (Allah) çok...
﴿ قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَصۡبَحَ مَآؤُكُمۡ غَوۡرٗا فَمَن يَأۡتِيكُم بِمَآءٖ مَّعِينِۭ ﴾
Sûretu'l-MulkDe ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size...
﴿ نٓۚ وَٱلۡقَلَمِ وَمَا يَسۡطُرُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemNûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına
﴿ مَآ أَنتَ بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ بِمَجۡنُونٖ ﴾
Sûretu'l-Kalemandolsun ki (Rasûlüm), sen Rabbinin nimeti sayesin...
﴿ وَإِنَّ لَكَ لَأَجۡرًا غَيۡرَ مَمۡنُونٖ ﴾
Sûretu'l-KalemHiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâf...
﴿ وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٖ ﴾
Sûretu'l-KalemVe sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.
﴿ فَسَتُبۡصِرُ وَيُبۡصِرُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemYakında sen de göreceksin, onlar da.