﴿ بِأَييِّكُمُ ٱلۡمَفۡتُونُ ﴾
Sûretu'l-KalemHanginizde delilik olduğunu.
﴿ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ ﴾
Sûretu'l-KalemDoğrusu Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi en iyi...
﴿ فَلَا تُطِعِ ٱلۡمُكَذِّبِينَ ﴾
Sûretu'l-KalemO halde, (hakikati) yalan sayanlara boyun eğme!
﴿ وَدُّواْ لَوۡ تُدۡهِنُ فَيُدۡهِنُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemOnlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar...
﴿ وَلَا تُطِعۡ كُلَّ حَلَّافٖ مَّهِينٍ ﴾
Sûretu'l-Kalem(Rasûlüm!) Alabildiğine yemin eden, kimselerden hi...
﴿ هَمَّازٖ مَّشَّآءِۭ بِنَمِيمٖ ﴾
Sûretu'l-KalemAşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf...
﴿ مَّنَّاعٖ لِّلۡخَيۡرِ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ ﴾
Sûretu'l-Kalemiyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış...
﴿ عُتُلِّۭ بَعۡدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ ﴾
Sûretu'l-Kalemkaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuz...
﴿ أَن كَانَ ذَا مَالٖ وَبَنِينَ ﴾
Sûretu'l-Kalemmal ve oğulları vardır diye,
﴿ إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴾
Sûretu'l-KalemOna âyetlerimiz okunduğu zaman o, ( öncekilerin ma...
﴿ سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلۡخُرۡطُومِ ﴾
Sûretu'l-KalemBiz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini...
﴿ إِنَّا بَلَوۡنَٰهُمۡ كَمَا بَلَوۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلۡجَنَّةِ إِذۡ أَقۡسَمُواْ لَيَصۡرِمُنَّهَا مُصۡبِح... ﴾
Sûretu'l-KalemBiz, vaktiyle bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gi...