﴿ فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَلَٰوَمُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemArdından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladıl...
﴿ قَالُواْ يَٰوَيۡلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ ﴾
Sûretu'l-Kalem(Nihayet) şöyle dediler: Yazıklar olsun bize! Gerç...
﴿ عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبۡدِلَنَا خَيۡرٗا مِّنۡهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemBelki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini veri...
﴿ كَذَٰلِكَ ٱلۡعَذَابُۖ وَلَعَذَابُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ ﴾
Sûretu'l-Kalemİşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha...
﴿ إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمۡ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ ﴾
Sûretu'l-KalemŞu da muhakkak ki, takvâ sahipleri için Rableri ka...
﴿ أَفَنَجۡعَلُ ٱلۡمُسۡلِمِينَ كَٱلۡمُجۡرِمِينَ ﴾
Sûretu'l-KalemÖyle ya, (Allah'a) teslimiyet gösterenleri , (o) g...
﴿ مَا لَكُمۡ كَيۡفَ تَحۡكُمُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemSize ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?
﴿ أَمۡ لَكُمۡ كِتَٰبٞ فِيهِ تَدۡرُسُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemYoksa size ait bir kitap var da, (bu bâtıl inanışl...
﴿ إِنَّ لَكُمۡ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemOnda, beğendiğiniz her şey sizin için mutlaka vard...
﴿ أَمۡ لَكُمۡ أَيۡمَٰنٌ عَلَيۡنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمۡ لَمَا تَحۡكُمُونَ ﴾
Sûretu'l-KalemYoksa, «ne hükmederseniz mutlaka sizindir» diye si...
﴿ سَلۡهُمۡ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ ﴾
Sûretu'l-KalemSor onlara: Bu iddiayı onların hangisi savunacak?
﴿ أَمۡ لَهُمۡ شُرَكَآءُ فَلۡيَأۡتُواْ بِشُرَكَآئِهِمۡ إِن كَانُواْ صَٰدِقِينَ ﴾
Sûretu'l-KalemYoksa ortakları mı var onların? Sözlerinde doğru i...