Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ ﴾
Ceza gününü de yalan sayıyorduk,
﴿ حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلۡيَقِينُ ﴾
sonunda bize ölüm geldi çattı.
﴿ فَمَا تَنفَعُهُمۡ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ ﴾
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
﴿ فَمَا لَهُمۡ عَنِ ٱلتَّذۡكِرَةِ مُعۡرِضِينَ ﴾
Böyle iken onlara ne oluyor ki, yüz çeviriyorlar?
﴿ كَأَنَّهُمۡ حُمُرٞ مُّسۡتَنفِرَةٞ ﴾
Âdeta yaban eşekleri gibi (hâlâ) öğütten,
﴿ فَرَّتۡ مِن قَسۡوَرَةِۭ ﴾
arslandan ürküp kaçan.
﴿ بَلۡ يُرِيدُ كُلُّ ٱمۡرِيٕٖ مِّنۡهُمۡ أَن يُؤۡتَىٰ صُحُفٗا مُّنَشَّرَةٗ ﴾
Daha doğrusu onlardan her biri, kendisine, (önünde...
﴿ كَلَّاۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ ﴾
Hayır! Aslında onlar ahiretten korkmuyorlar.
﴿ كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذۡكِرَةٞ ﴾
Asla (düşündükleri gibi değil)! Bilsinler ki bu, g...
﴿ فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ﴾
Dileyen ondan (düşünüp) öğüt alır.
﴿ وَمَا يَذۡكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ هُوَ أَهۡلُ ٱلتَّقۡوَىٰ وَأَهۡلُ ٱلۡمَغۡفِرَةِ ﴾
Bununla beraber, Allah dilemeksizin onlar öğüt ala...
﴿ لَآ أُقۡسِمُ بِيَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ ﴾
Kıyamet gününe yemin ederim.