Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ بَلِ ٱلۡإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦ بَصِيرَةٞ ﴾
Artık insan, kendi kendinin şahididir.
﴿ وَلَوۡ أَلۡقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ ﴾
İsterse özürlerini sayıp döksün.
﴿ لَا تُحَرِّكۡ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعۡجَلَ بِهِۦٓ ﴾
(Rasûlüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini...
﴿ إِنَّ عَلَيۡنَا جَمۡعَهُۥ وَقُرۡءَانَهُۥ ﴾
Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek...
﴿ فَإِذَا قَرَأۡنَٰهُ فَٱتَّبِعۡ قُرۡءَانَهُۥ ﴾
O halde, biz onu okuduğumuz zaman, sen onun okunuş...
﴿ ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا بَيَانَهُۥ ﴾
Sonra şüphen olmasın ki, onu açıklamak da bize ait...
﴿ كَلَّا بَلۡ تُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ ﴾
Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatın...
﴿ وَتَذَرُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ ﴾
ahireti bırakıyorsunuz.
﴿ وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ نَّاضِرَةٌ ﴾
Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.
﴿ إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٞ ﴾
Rablerine bakacaklardır (O’nu göreceklerdir).
﴿ وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذِۭ بَاسِرَةٞ ﴾
Yüzler de vardır ki, o gün buruşacaktır;
﴿ تَظُنُّ أَن يُفۡعَلَ بِهَا فَاقِرَةٞ ﴾
Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felâkete u...