Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ وَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلنَّفۡسِ ٱللَّوَّامَةِ ﴾
Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin eder...
﴿ أَيَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجۡمَعَ عِظَامَهُۥ ﴾
İnsan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamaya...
﴿ بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّيَ بَنَانَهُۥ ﴾
Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski...
﴿ بَلۡ يُرِيدُ ٱلۡإِنسَٰنُ لِيَفۡجُرَ أَمَامَهُۥ ﴾
Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister...
﴿ يَسۡـَٔلُ أَيَّانَ يَوۡمُ ٱلۡقِيَٰمَةِ ﴾
«Kıyamet günü ne zamanmış?» diye sorar.
﴿ فَإِذَا بَرِقَ ٱلۡبَصَرُ ﴾
İşte, göz kamaştığı,
﴿ وَخَسَفَ ٱلۡقَمَرُ ﴾
ay tutulduğu,
﴿ وَجُمِعَ ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ ﴾
güneşle ay biraraya getirildiği zaman!
﴿ يَقُولُ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذٍ أَيۡنَ ٱلۡمَفَرُّ ﴾
O gün insan, «Kaçacak yer neresi!» diyecektir.
﴿ كَلَّا لَا وَزَرَ ﴾
Hayır, hayır! (Kaçıp) sığınacak yer yoktur!
﴿ إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمُسۡتَقَرُّ ﴾
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurud...
﴿ يُنَبَّؤُاْ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذِۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ ﴾
O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne...