﴿ إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوۡمًا عَبُوسٗا قَمۡطَرِيرٗا ﴾
Sûretu'l-İnsân«Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O'nun...
﴿ فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمِ وَلَقَّىٰهُمۡ نَضۡرَةٗ وَسُرُورٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânİşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından e...
﴿ وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُواْ جَنَّةٗ وَحَرِيرٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânSabretmelerine karşılık onlara cenneti ve (cennett...
﴿ مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِۖ لَا يَرَوۡنَ فِيهَا شَمۡسٗا وَلَا زَمۡهَرِيرٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânOrada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne ya...
﴿ وَدَانِيَةً عَلَيۡهِمۡ ظِلَٰلُهَا وَذُلِّلَتۡ قُطُوفُهَا تَذۡلِيلٗا ﴾
Sûretu'l-İnsân(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar;...
﴿ وَيُطَافُ عَلَيۡهِم بِـَٔانِيَةٖ مِّن فِضَّةٖ وَأَكۡوَابٖ كَانَتۡ قَوَارِيرَا۠ ﴾
Sûretu'l-İnsânYanlarında, gümüş kaplar ve billur kâselerle, (bil...
﴿ قَوَارِيرَاْ مِن فِضَّةٖ قَدَّرُوهَا تَقۡدِيرٗا ﴾
Sûretu'l-İnsângümüş beyazlığında ölçüsünce tayin ve takdir ederl...
﴿ وَيُسۡقَوۡنَ فِيهَا كَأۡسٗا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا ﴾
Sûretu'l-İnsânOnlara orada bir kâseden içirilir ki (bu şarabın)...
﴿ عَيۡنٗا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلۡسَبِيلٗا ﴾
Sûretu'l-İnsân(Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebîl...
﴿ ۞ وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنٞ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيۡتَهُمۡ حَسِبۡتَهُمۡ لُؤۡلُؤٗا مَّنثُورٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânO insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedimler...
﴿ وَإِذَا رَأَيۡتَ ثَمَّ رَأَيۡتَ نَعِيمٗا وَمُلۡكٗا كَبِيرًا ﴾
Sûretu'l-İnsânNe yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ye ulu bir s...
﴿ عَٰلِيَهُمۡ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضۡرٞ وَإِسۡتَبۡرَقٞۖ وَحُلُّوٓاْ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٖ وَسَقَىٰهُمۡ رَ... ﴾
Sûretu'l-İnsânÜzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler...