﴿ ثُمَّ كَانَ عَلَقَةٗ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ ﴾
Sûretu'l-KıyâmehSonra bu, alaka (aşılanmış yumurta) olmuş, derken...
﴿ فَجَعَلَ مِنۡهُ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ ﴾
Sûretu'l-KıyâmehOndan da iki eşi, yani erkek ve dişiyi var etmişti...
﴿ أَلَيۡسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحۡـِۧيَ ٱلۡمَوۡتَىٰ ﴾
Sûretu'l-KıyâmehPeki (bunları yapan) Allah’ın, ölüleri tekrar diri...
﴿ هَلۡ أَتَىٰ عَلَى ٱلۡإِنسَٰنِ حِينٞ مِّنَ ٱلدَّهۡرِ لَمۡ يَكُن شَيۡـٔٗا مَّذۡكُورًا ﴾
Sûretu'l-İnsânİnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey...
﴿ إِنَّا خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن نُّطۡفَةٍ أَمۡشَاجٖ نَّبۡتَلِيهِ فَجَعَلۡنَٰهُ سَمِيعَۢا بَصِيرًا ﴾
Sûretu'l-İnsânGerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erk...
﴿ إِنَّا هَدَيۡنَٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرٗا وَإِمَّا كَفُورًا ﴾
Sûretu'l-İnsânŞüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şük...
﴿ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ سَلَٰسِلَاْ وَأَغۡلَٰلٗا وَسَعِيرًا ﴾
Sûretu'l-İnsânDoğrusu biz, kâfirler için zincirler, demir halkal...
﴿ إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ يَشۡرَبُونَ مِن كَأۡسٖ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا ﴾
Sûretu'l-İnsânİyiler ise, kâfur katılmış bir kadehten (cennet şa...
﴿ عَيۡنٗا يَشۡرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفۡجِيرٗا ﴾
Sûretu'l-İnsân(Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttık...
﴿ يُوفُونَ بِٱلنَّذۡرِ وَيَخَافُونَ يَوۡمٗا كَانَ شَرُّهُۥ مُسۡتَطِيرٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânO kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günde...
﴿ وَيُطۡعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسۡكِينٗا وَيَتِيمٗا وَأَسِيرًا ﴾
Sûretu'l-İnsânOnlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksu...
﴿ إِنَّمَا نُطۡعِمُكُمۡ لِوَجۡهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمۡ جَزَآءٗ وَلَا شُكُورًا ﴾
Sûretu'l-İnsân«Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne...