﴿ أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ ﴾
Sûratu's-Saffât“Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?”
﴿ قُلۡ نَعَمۡ وَأَنتُمۡ دَٰخِرُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtDe ki: “Evet! Hem de siz aşağılanmış kimseler olar...
﴿ فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ فَإِذَا هُمۡ يَنظُرُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtÇünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman etr...
﴿ وَقَالُواْ يَٰوَيۡلَنَا هَٰذَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ ﴾
Sûratu's-Saffât"Eyvah bize! İşte bu, hesap günüdür." derler.
﴿ هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴾
Sûratu's-Saffât“İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım g...
﴿ ۞ ٱحۡشُرُواْ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَأَزۡوَٰجَهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَعۡبُدُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtZalimleri, onların eşlerini ve tapmakta oldukların...
﴿ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهۡدُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡجَحِيمِ ﴾
Sûratu's-SaffâtAllah'tan başka (ibadet etmiş olduklarını) Cehenne...
﴿ وَقِفُوهُمۡۖ إِنَّهُم مَّسۡـُٔولُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtDurdurun onları; çünkü onlar sorguya çekileceklerd...
﴿ مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtSize ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?
﴿ بَلۡ هُمُ ٱلۡيَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtHayır! Onlar, bugün tamamen teslim olmuşlardır.
﴿ وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَسَآءَلُونَ ﴾
Sûratu's-Saffât(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kıs...
﴿ قَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡيَمِينِ ﴾
Sûratu's-Saffât"Siz, bize sağdan geliyordunuz." derler.