﴿ يَٰعِبَادِ لَا خَوۡفٌ عَلَيۡكُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَآ أَنتُمۡ تَحۡزَنُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufEy kullarım, bugün size bir korku yoktur, siz üzül...
﴿ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُواْ مُسۡلِمِينَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufOnlar ki, ayetlerimize iman etmişler ve teslim olm...
﴿ ٱدۡخُلُواْ ٱلۡجَنَّةَ أَنتُمۡ وَأَزۡوَٰجُكُمۡ تُحۡبَرُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufSiz ve eşleriniz ağırlanmış olarak sevinç içinde g...
﴿ يُطَافُ عَلَيۡهِم بِصِحَافٖ مِّن ذَهَبٖ وَأَكۡوَابٖۖ وَفِيهَا مَا تَشۡتَهِيهِ ٱلۡأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱ... ﴾
Sûretu'z-ZuhrufEtraflarında altın tepsiler ve kadehler dolaştırıl...
﴿ وَتِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِيٓ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufYapmakta olduklarınız dolayısıyla sizin varis oldu...
﴿ لَكُمۡ فِيهَا فَٰكِهَةٞ كَثِيرَةٞ مِّنۡهَا تَأۡكُلُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufOrada sizin için bir çok meyveler vardır, onlardan...
﴿ إِنَّ ٱلۡمُجۡرِمِينَ فِي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufSuçlular/günahkârlar ise Cehennem azabında ebedîdi...
﴿ لَا يُفَتَّرُ عَنۡهُمۡ وَهُمۡ فِيهِ مُبۡلِسُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufOnlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orada onlar ü...
﴿ وَمَا ظَلَمۡنَٰهُمۡ وَلَٰكِن كَانُواْ هُمُ ٱلظَّٰلِمِينَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufOnlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendiler...
﴿ وَنَادَوۡاْ يَٰمَٰلِكُ لِيَقۡضِ عَلَيۡنَا رَبُّكَۖ قَالَ إِنَّكُم مَّٰكِثُونَ ﴾
Sûretu'z-Zuhruf"Ey Malik! Rabbin işimizi bitirsin." diye haykırır...
﴿ لَقَدۡ جِئۡنَٰكُم بِٱلۡحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَكُمۡ لِلۡحَقِّ كَٰرِهُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufSize hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşla...
﴿ أَمۡ أَبۡرَمُوٓاْ أَمۡرٗا فَإِنَّا مُبۡرِمُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufOnlar (size hile kurmakta) işi sağlama aldıklarını...